27 Ocak 2023 Cuma

Uğur Mumcu, Datçada anıldı

  DATÇA CEMEVİ UĞUR MUMCU’YU ANDI 

24 Ocak 1993 yılında Ankara’da aracına konulan bombanın patlaması sonucu aramızdan ayrılan, Türkiye’nin en önemli araştırmacı gazeteci ve yazarlarından biri olan Uğur Mumcu, vefatının 30.yılında 24 Ocak 2023 Salı günü Hacı Bek­ta­şı Veli Ana­do­lu Kül­tür Vakfı Datça Şubesi Başkanı Murat Yıldırım Uğur Mumcu'nun 30.Ölüm yıldönümü nedeniyle Cemevinde basın açıklamasında bulundu


HACI BEKTAŞI VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI

DATÇA ŞUBESİ CEMEVİ BASIN AÇIKLAMASI

 

Kıymetli yurttaşlar, değerli canlar,

Bugün 24 Ocak; Teröre karşı, karanlığa karşı, demokrasi için, aydınlık için kalemiyle fikirleriyle mücadele eden Uğur Mumcu’nun katledilişinin 30. Yıl dönümü. Atatürk ilkelerini ve Türkiye’nin bağımsızlığını tutkuyla savunan Uğur Mumcu hepimizin bildiği gibi bir yurtseverdi.

22 Ağustos 1942’de Kırşehir’de doğan Uğur Mumcu’nun çocukluğu Ankara’da geçti. 1962’de Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan “Türk Sosyalizmi” başlıklı makalesiyle Yunus Nadi Ödülünü aldı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki öğrencilik yıllarında öğrenci derneğinin başkanlığını üstlendi. Mezun olmasının ardından bir süre avukatlık yaptı. 1965’te Yön Dergisi’ndeki yazılarında Atatürk ilkeleri ile tam bağımsız bir Türkiye’yi savundu. 1968 yılında dil öğrenimi için İngiltere’ye gitti.

12 Mart’ın kısmi darbe günlerinde gözaltına alınan Mumcu, “Orduya hakaret” ettiği iddiasıyla tutuklandı ve bir yıla yakın Mamak askeri cezaevinde hapis yattı. Mahkûmiyet kararı Yargıtay tarafından bozulunca serbest kalmasının ardından 10 Ekim 1972’de askere alındı. Tuzla Piyade Okulu’ndaki eğitimin ardından “kötü hal ve düşünce sahibi” olduğu iddiasıyla er çıkarıldı. Askerliğini piyade eri olarak Ağrı Patnos’ta tamamladı. O artık “sakıncalı piyade” idi.

Uğur Mumcu Terör örgütü PKK ile Kürt sorununu birbirinden ayırıyordu. Yarım kalan son çalışması Kürt Dosyası’nı, bu bakış açısı üzerine kurmuştu. Irkçılığa, dinciliğe, mezhepçiliğe karşı çıkar, Aydınlanma Devrimi'ni savunurdu.

Uğur Mumcu devlet içindeki İslami Hareket, Gülen örgütlenmesi ve Hizbullah'ın varlığından söz eden ilk gazeteciydi. Ve ne yazık ki; 24 Ocak 1993 Pazar günü daha sonra İBDA-C ve Hizbullah tarafından üstlenilen suikastla, Çankaya-Gaziosmanpaşa’da evinin önünde arabasına konulan bomba ile öldürüldü.

Ancak üstünden 30 yıl geçmesine rağmen Mumcu kadar Türkiye’yi de hedef alan bu korkunç cinayetin üzerindeki sis perdesi hâlâ kalkmamıştır.

Mevcut iktidarca oluşturulan korku ortamında Uğur Mumcu gibi cesur kalemlere daha çok ihtiyaç vardır.

Kanlı 1 Mayıs'ları, Kahramanmaraş'ı, Çorum'u, İzmir İnciraltı katliamını, Sivas Madımak'ı, Gazi Mahallesi'ni unutmamalı… Doğan ÖzÜmit Kaftancıoğlu, Hamit Fendoğlu, İlhan Darendelioğlu, İlhan Erdost, Çetin Emeç, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Vedat AydınMehmet SincarGaffar OkkanHrant DinkNecip Hablemitoğlu cinayetlerini işleyen tetikçilerin kimler tarafından korunup kollandığını iyi anlamak gerekmektedir.

Bu ülkenin geleceği onurlu, namuslu, cesur kalemler karanlık kesimlerce hep hedef alındı. Çok insanımız öldürüldü. Yaşamları karartıldı. Aileleri acılar çekti. Çocuklar babasız kaldı. Çok canlar yandı. Ancak, doğru bildikleri yolda, aydınlık ve ışık peşinde koşarken katledilenlerin fikirleri asla öldürülemedi, yok edilemedi. Daha da büyüdü. Onların demokrasi mücadelesi, cesareti ve dürüstlüğü genç kuşaklara örnek oldu.

Bunca katliamın, cinayetin, devlet içinde yuvalanmış karanlık güçlerce dün olduğu gibi bugün de üstlerinin örtülmesi düşündürücüdür.

Aydınlarımızın ve gençlerimizin kanından beslenenleri gün ışığına çıkarmak Tarih’in değil, devletin görevidir. Devleti yönetenler önlerinde yükselen bu utanç duvarını aşmak zorundadırlar.

Değerli Canlar,

Yıllar evvelinden bugünü anlatan yazılarıyla kalemi güncelliğini koruyan; aydın, demokrat, cumhuriyetçi, laik ve Atatürkçü kimliği ile saygın bir kişilik, cesur bir gazeteciyi Uğur Mumcu'yu ve tüm demokrasi şehitlerimizi bir kez daha saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz...

 

HACI BEKTAŞI VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI DATÇA ŞUBESİ CEMEVİ BAŞKANI

MURAT YILDIRIM



12 Ocak 2023 Perşembe

Datça Demokrasi platformundan Cem Evi'mize ziyaret.

 Datça Demokrasi Platformu;  son dönemde gittikçe çoğalan anti demokratik uygulamalara ve seçmen iradesi gasplarına karşı dayanışmayı büyütmek, yapılacakları görüşmek üzere 11 Ocak 2023 Çarşamba günü Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevine ziyaret gerçekleştirdi.

Geçtiğimiz süreçte hedef haline gelen siyasi partiler ve sivil örgütlenmelerle birlikte yapılabileceklerin görüşüldüğü ziyarette;

Datça Cemevi Başkanı Murat Yıldırım  Datça Demokrasi Platformunun, kendilerine bu ziyaretlerinin birlik ve dayanisma gücü adina cok kiymetli olduğunu, demokrasi ve adaletin sağlanmasının en önemli unsur olduğunu ve bu konuda güç birliği ve dayanışmayla yol alabileceklerini söyleyerek, Datça Demokrasi Platformuna bu değerli çalışmaları ve ziyaretleri için de teşekkür etti.








9 Ocak 2023 Pazartesi

Gağan Bayramı'nı Datça'da Kutladık

 


Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi olarak 05.01.2023 Perşembe akşamı canlarımızın getirdiği lokmalarımızı Dede Hıdır Ruzgar’ın lokma duası ile paylaştık. 

Yine aynı akşamki sohbetimizde başkan Murat Yıldırım, Gağan Bayramı ile ilgili bilgi verdi. 

Hepimizin bildiği ve kabul edeceği gibi; Yeni bir yıla girmenin her dinde, her inançta, her coğrafyada farklı ritüelleri var. Dersimliler ise yüzyıllardır, yeni yılı Gağan Bayramı ile kutlar. Bu ayda; Khal Gağanolarak bilinen bir ritüel ile yeni yıl karşılanır, eski yıl uğurlanır.

Aralık ayı, Dersim bölgesi Alevilerinin kutsadığı bir aydır. Çünkü İnançlarını, 'Reya Haq' yani Hak Yol olarak niteleyen Dersimlilere göre, Aralık ayı bu inancın 10'uncu ayıdır. Gağan ayının birinci günü 22 Aralık'a, 30'uncu günü de 20 Ocak'a rastlar. Dersim Alevilerinin inancına göre, Gağan ayının ilk günü kış mevsimine de girilen gündür.

'khal' sözcüğünün 'yaşlı/bilge/kâmil' anlamına geldiğigibi Gağan da dinsel bağlamını vurgulamak için kullanılmaktadır.

Dersim mitolojisine göre Khal Gağan, aralık ayının üçüncü haftasında başlar ve ocak ayının ilk haftasına kadar sürer. Gağan ayında, salı gününden başlayıp üç günlük oruç tutulur. Orucun amacı; çetin geçecek kış aylarının can ve mal kaybına sebep olmaması için niyaz etmektir. Pir, Mürşit ve dedelerin olduğu yerlerde cemler bağlanır. Bu süre içinde insanlar mümkün olduğunca gönül kırmamaya gayret ederler.Üç gün orucun ardından kömbeler yapılır ve gülbengler ve lokma dualarıyla paylaşılır. Bu kömbelerin içine üç küçük ağaç parçası konulur: Birincisi kısmet, ikincisi bereket, üçüncüsü ise sağlık içindir. 

Bizler de Gağan Bayramı vesilesi ile bir kez daha tüm yurttaşlarımızın yeni yılını kutlar; birlik ve dirliğimizin daim olmasını yüce Allah’tan niyaz ederiz. 

 

Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı 

Datça Şubesi Cemevi Başkanı

Murat Yıldırım













28 Aralık 2022 Çarşamba

Okmeydanı Cem Evi Başkanı Zeynel Şahin'i Ziyaret

 Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cem Evi Başkanı Murat Yıldırım. 26.12.2022 Pazartesi günü Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Okmeydanı Cem Evi’ni Ziyaret etti.

Başkan Zeynel Şahin ile karşılıklı görüş alışverişinde bulanarak 25 Aralık 2022 Pazar günü yapılan Büyük Alevi Kurultayını değerlendirildi.

 Başkan Zeynel Şahin’e Datça Cem Evi’nin 2010-2021 Yılları arasında yaptığımız Hızırşah Anma Etkinliği Panel ve Söyleyişi Kitabını taktim etti.

Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cem Evi Yönetimi



26 Aralık 2022 Pazartesi

HBVAKV Datça Şubesi Büyük Alevi Kurultayı'na Katıldı.

 Büyük Alevi Kurultayı İstanbul’da yapıldı.

HBVAKV Datça Şubesi üyeleri olarak 26.12.2022 tarihinde İstanbul’da gerçekleşen Büyük Alevi Kurultayı’na katıldık.
"Eşit Yurttaşlık Hakkı,  Laik ve Demokratik bir Türkiye için  gerçekleşen Büyük Alevi Kurultayı’na Türkiye’nin her yerinden Alevi Örgütleri temsilcileri katıldı



Büyük Alevi Kurultayı: İktidarın hamlelerini hiçbir koşulda kabul etmiyoruz

Alevi kurumlarının ‘Laik ve demokratik Türkiye için’ sloganıyla organize ettiği Büyük Alevi Kurultayı, binlerce kişinin katılımıyla Yenikapı Gösteri Merkezi'nde düzenlendi. Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, yaptığı konuşmada taleplerinin yerine getirilmediğini belirterek, “Bizim ısrarlı taleplerimizin karşılanması yerine, Kültür Bakanlığına bağlı kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığını, hiçbir koşulda kabul etmiyoruz. Burası bizi yok etme, ocağımıza incir ağacı dikme kurumudur.” dedi.



“CEM İBADETİMİZ, CEMEVİ İBADETHANEMİZDİR”

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Arslan: “Sadece Alevileri katletmiyorlar. Şimdi de soyunmuşlar Aleviliği katletmeye çalışıyorlar. Bu salondaki canlar, alevi dostları hep birlikte haydi oradan, siz kimsiniz ki Aleviliği yok sayacaksınız diyoruz. Siz kimsiniz?

*Alevilerin, demokratik Türkiye'den başka bir inancı yok. Aleviler eşit yurttaşlık diyor, laiklik diyor, demokrasi diyor ama siz bu ülkeyi Diyanet'e, tarikatlara, cemaatlere mahkum ettiniz. Aleviler diyor ki, cem bizim ibadetimiz, cemevi ibadethanemiz. Kamudaki ayrımcılığa son diyoruz. Mülakatlarda Alevi olanları eliyorlar.


“ALEVİ CUMHURBAŞKANI OLMAZ DİYORLAR, BAL GİBİ OLUR”

Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat: “Alevi cumhurbaşkanı olmaz diyorlar. Biz de diyoruz ki bal gibi olur. Bizim taleplerimiz var: zorunlu din dersleri kaldırılsın, diyanet işleri başkanı lağvedilsin, cemevleri ibadethane olarak kabul edilsin istiyoruz.

-Alevilerin kendilerini özgürce ifade etmesi ve inançlarını özgürce yaşaması  kabul edilmesi gereken en temel hakkıdır. Bizim ısrarlı taleplerimizin karşılanması yerine, Kültür Bakanlığına bağlı kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'nı, hiçbir koşulda kabul etmiyoruz. Burası bizi yok etme, ocağımıza incir ağacı dikme kurumudur. Bizce yıkılası bir yerdir.”

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eş Genel Başkanı Hüseyin Mat:

“Irkçılık nereden gelirse gelsin, faşizm nereden gelirse gelsin, bin kere de olsa karşı duracağız. Bu ülkede aleviler de, Kürtler de, kadınlar da, çocuklar da, LGBTİ'ler de özgürce yaşamalı o yüzden buradayız.”


“ALEVİLERE YENİ GÖMLEK GİYDİRMEK İSTİYORLAR”

Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı Ercan Geçmez:

“Biz buradayız, 6 yaşındaki çocuklarımızın bir daha asla tacize uğramaması için buradayız. Buradayız, inançların özgürlüğe kavuşması için, bu ülkede kadın cinayetleri son bulsun diye buradayız, doğamız talan edilmesin diye buradayız ve hep birlikte burada olmaya devam edeceğiz. Aleviler yıllardır demokrasiden, bağımsızlıktan, özgürlükten bahsediyorlar. Bunu kabul etmeyenler Alevilere yeni gömlek giydirmek istiyorlar.

-Alevilere hizmet götürdüklerini söyleyenler nimet gibi gösteriyorlar. Oysa biz bu ülkenin yurttaşıyız, eşit yurttaşlık istiyoruz. 1500 cemevini gezdiğini söyleyenler, sorunlarını çözdüklerini söyleyenler; hiçbir şey çözmüyorsunuz. Aleviler diyor ki, Alevilik Aleviliktir, başka hiçbir şey değildir. Bu ülkeye demokrasiyi, laikliği, adaleti getirmek için mücadele etmeye devam etmek zorundayız. Sizin kirli siyasetinize alet olmayacağız.”



“ALEVİLİK TORBAYA SIĞMAZ”

Alevi Kültür Dernekleri Başkanı İsmet Kurt: “Bu ülke artık katliamlardan bıktı. 44 yıl önce yaşanmış Maraş katliamının anmasındaydık. Ama bazıları katliam diyemiyor, olay diyor. Bizim yaşadıklarımız katliam. Torba yasa içine Alevilikle ilgili şeyler getirdiler, Alevilik torbaya sığmaz. Kalkanlarla, coplarla dedelere, pirlere saldırdılar. KHK ile sanki cemevlerimiz bizim kültür merkezi, turistik otel gibi başkanlık kurdular. Aleviler, Kürtler, Türkler bu toprakların özü.

“ASLA DİZ ÇÖKMEYECEĞİZ”

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Cuma Erçe: “Maraş'ta katliamı tezgahlayanlar bugünkü gericiliğin, ırkçılığın yol taşlarını döşemişlerdir. O yüzden Maraş'taki canlarımızı anmamız yasaklanıyor. Çünkü gerçeklerin ortaya çıkmasından, tarihle yüzleşmekten korkuyorlar. Çünkü öyle olursa AKP iktidarının, MHP ortaklığının bugünlere nasıl geldiği ortaya çıkacak.

-Evet bizlere çok zulüm ettiler, astılar, yaktılar. Uzaklara sürdüler, yaşadığımız topraklardan köklerimizi söküp attılar ama yılmadık, ama boyun eğmedik, biat etmedik, etmeyeceğiz. Size diz çökmeyeceğiz. Asla zalimin yanında olanlardan olmayacağız.”









DATÇA'DA MARAŞ KATLİAMI 44. YILINDA DA UNUTULMADI

24 Aralık 2022 Cumartesi günü  Datça Demokrasi Platformu’nun katkılarıyla Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Datça Şubesi tarafından Maraş katliamının 44. yılında ortaklaşa fotoğraf sergisi düzenlendi ve bir basın açıklaması yapıldı.

24 Aralık 2022 Cumartesi günü  saat 14.00’te Datça Demokrasi Evinde düzenlenen etkinlikte Datça Demokrasi Platformundan Haluk Koşar sunuculuğu üstlendi; Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Datça Şubesi Başkanı Bilge Altun ile Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi Başkanı Murat Yıldırım’ın kısa konuşmalarını takiben Aygul Yıldırım Aksoy ortak basın açıklamasını okudu.


BASINA VE KAMUOYUNA

 19 Aralık 1978 günü başlayıp tam bir hafta süren ve insanlık tarihinin en kara günlerinden biri olarak tarihe geçen  Maraş Katliamının 44.yılında katledilen canlarımızı bir kez daha anıyor ve anıları önünde saygı ile eğiliyoruz. Resmi rakamlara göre 120, gerçekte ise çok daha fazla insanın korkunç yöntemlerle katledildiği yüzlerce insanın yaralandığı, binlerce insanın toprağını terk etmek zorunda kaldığı Maraş katliamı bir Alevi Katliamıdır ve hala “TÜRKİYE’NİN KARA KUTUSU” olma özelliğini korumaktadır. Maraş Katliamının üzerinden 44 yıl geçti. Yaşanan bu katliam, basit bir “Alevi-Sünni” düşmanlığı ile açıklanamayacak kadar ciddi nedenleri ve derin sonuçları olan bir katliamdır. Maraş Katliamı noktasına, virgülüne kadar hesaplanmış, planlı ve örgütlü bir saldırıydı. Katliamın her bir evresi ve olası sonuçları en ince ayrıntılarına kadar hesaplanmış ve özel harp dairesi ile devlet içinde yuvalanmış çetelerin bizzat rol oynadığı bir katliamdır. 7-8  gün süren katliam süresince devlet  hiçbir müdahalede bulunmamış ve adeta birçok legal ve illegal birimleri ile katliama katkı sunmuştur.

 Bütün bunlara rağmen 44 yıl boyunca katliamın arkasındaki güçler ve katliam sırasında bizzat rol oynayan kurum ve tetikçiler açığa çıkarılmamış ve katliam tüm yönleri ile aydınlatılmamıştır. Tersine bir çok sorumlu ve tetikçiye devlet kademelerinde çeşitli görevler verilmiş veya siyasette yükselip, milletvekili yapılarak ödüllendirilmişlerdir. Maraş Katliamı, bugünkü Türkiye’nin yollarını döşeyen, yaşanılan her türlü sosyo-ekonomik, siyasal meselenin tam da sonuçlarından biri olan tarihin en korkunç katliamlarından birisidir. 12 Eylül 1980 Askeri Faşist cuntasının iş başına getirilmesi ve dolayısı ile 24 Ocak Ekonomik Kararlarının her hangi bir muhalefete takılmadan hayata geçirilmesi için planlanmış bir Alevi Katliamıdır. Dolayısı ile 12 Eylül’ün en önemli sonuçlarından biri olan bugünkü AKP iktidarının da dolaylı sebeplerinden birisi olmuştur. Maraş Katliamı milyonlarca insanı mağdur eden, binlerce insanın katledilmesine yol açan darbenin öncesinde planlanan bu katliam, yaşadığımız her derin toplumsal meselenin varlığını borçlu olduğu toplumsal bir travmadır.   

Maraş Katliamının sorumlularını bilerek ve isteyerek ortaya çıkarmayan devlet ve siyasal iktidarlar, Çorum, Sivas, Madımak, Gazi, Gezi, Suruç, Roboski, Cezaevleri, Soma, Amasra ve adını sayamadığımız binlerce katliam ve cinayetin işlenmesine de cesaret vermiştir. Nihayetinde de bu saydığımız hiçbir katliamla, faili meçhul cinayetlerle, siyasi suikastlarla hesaplaşılmamıştır. Gelinen aşamada da siyasal iktidarın böyle bir niyeti de yoktur.  Gelinen aşamada hakkını arayanlara ve adalet isteyenlere yönelik, yok etme ve öldürme arzusunun, insanlık dışı bir hırsla devam ettiği topraklarda yaşıyoruz.

Biz Aleviler olarak, Laik, demokratik, özgür bir ülkede herkesin eşit haklarla, eşit koşullarda, barış içinde, birlikte, bir arada yaşama iradesinden ve inadından vazgeçmeyeceğiz.  Bizler; demokrasinin, insan haklarının, özgürlüklerin, hukukun üstünlüğünün, adaletin yeşermesini istediğimiz bu coğrafyada katliamlarla yüzleşmenin şart olduğunu düşünüyoruz. Türkiye Halkları ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti geçmişiyle, tarihiyle, katliamlarla yüzleşmek zorundadır. Bu yüzleşme gerçekleşmeden bu ülkeye demokrasi asla gelmeyecektir. Demokrasinin olmadığı bir yerde, barıştan, özgürlüklerden ve en önemlisi yaşam hakkından ve hatta ekmek ve aştan bahsetmek te mümkün olmayacaktır.

 


Bizler Maraş’ta kocasına “Beni sen öldür, onların eline bırakma” diyen Ümmühan Doğan’ı, parçalandıktan sonra kazana atılıp, yakılan 14 yaşındaki Ali Tıraş’ı, karnında 8 aylık bebeğiyle katledilen Esma Suna’yı, kendi düğün gününde öldürülen Mehmet Ali’yi, Sivas’a türküleri ve semahlarından başka bir şey götürmedikleri halde yakılarak katledilen otuz üç canımızı, Ankara’da barış istedikleri için katledilen canları da, katledenleri de, bu katliamlara seyirci kalanları da unutmadık. Katliamlardan hesap sormak yerine katilleri aklayanları ve saklayanları da unutmadık.

 


Akıtılan bunca kanın hesabı sorulana kadar, her alanda var olacağız. Bu ülkedeki farklı inanç ve kültürlere mesafe koymadan, ötekileştirmeden, bu kan gölüne çevrilmiş topraklara barış, eşitlik ve adalet gelene kadar mücadelemize devam edeceğiz.

Laik ve Demokratik Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.

Maraş Katliamını unutmadık, unutturmayacağız!

 

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF),

Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE),

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV),

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK),

Alevi Kültür Dernekleri (AKD)

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD)





19 Aralık 2022 Pazartesi

BURHANİYE İMKO CEM EVİ'Nİ ZİYARET

17 Aralık 2022 Cumartesi günü  Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cem Evi Başkanı Murat YILDIRIM Eşi  ile birlikte Balıkesir Burhaniye İmko Cem evini ziyaret ettiler.

 Kumkapı’dan eski dostları olan Tevfik Karaağaç ve ailesi de bu ziyarette kendilerine eşlik ettiler.  Kendilerini ağırlayan İmko cem evi yöneticilerine  ilgi ve alakalarından dolayı çok teşekkür ederiz.

Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Cem Evi Yönetimi






Datçalılar, “İrade Gaspına Hayır!” Dediler

 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen 2 yıl 7 ay hapis ve “siyasetten men” cezası karşısında “Datça Demokrasi Güçleri” olarak meydana çıkan Datçalılar, “irademize sahip çıktığımızı tüm dünyaya ilan ediyoruz” diyerek siyasi iktidara seslendiler.

15.12.2022 Perşembe günü saat 15'de CHP İlçe Örgütü binasında bir araya gelen bazı siyasi parti, platform, dernek ve sendika temsilcileri, CHP Datça Kadın Kolları Filiz Aydeniz'in ifadesiyle, bu yaşanan gelişme karşısında hızlı ve ortak bir tepki verebilmek için 

“Datça Demokrasi Güçleri” adı altında 16.12.2022 Cuma günü saat 15.00'te Cumhuriyet Meydanında ortak bir basın açıklaması yapmaya karar verdiler. Bu karar çerçevesinde, bugün saat 16.00'da kendi flamaları, bayrakları ve dövizleri ile Cumhuriyet Meydanında toplandılar. Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Cem Evi Yönetimi adına üyemiz,  Aygül Yıldırım Aksoy okudu









13 Aralık 2022 Salı

Datça'da 6 Yaşındaki Çocuk istismarı Kınandı

 Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cem evi Yönetim Kurlu, Datça Demokrasi Platformu Kadın Meclisi ; 6 yaşındaki kızımızın tecavüzünü kınamak ve Basın Açıklamasını 12 Aralık Pazartesi Günü Saat 17.00 de Datça Cumhuriyet Meydanda Datça Cem Evi’miz  adına Aygül Aksoy YILDIRIM Yaptı.








12 Aralık 2022 Pazartesi

ZEYTİNLİ CEM EVİ'Nİ ZİYARET

 10 Aralık 2022 Cumartesi günü Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Zeytinli Cem Evi'mizi ziyaret ettik

Bizi karşılayan Zeytinli Şubesi Cemevi Başkanı Ziya Şahverdi, Biten Cem Evi'nin tüm birimlerini gezdirerek cem Evi hakkında bilgi verdi.

Yapılan hizmetin Hak katından kabul görsün Hızır yoldaşları olsun.

Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Cem Evi Yönetimi






1