19 Eylül 2012 Çarşamba

Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı

Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı

Yaklaşık bir yıl önce Ankara’da 100.000’e yakın kitle toplayan Alevi – Bektaşi kurumları 8 Kasım'da İstanbul’da 1.000.000’i aşmayı planlıyor. 25 Ekim Pazar günü bir araya gelen Alevi – Bektaşi kurumları ve bu mitinge destek veren sivil toplum örgütleri ( Sendika – Dernek), aydınlar mitingle ilgili düşüncelerini açıklayarak destek sunacaklarını belirttiler.

Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..!

Cumhuriyet Bayramı kutlamaları sonrasına denk gelen miting için CHP kökenli destekçiler Cumhuriyete bağlılık ve cumhuriyet değerlerine sahip çıkma mücadelesine denk düştüğünü söylerken, 78’ler Vakfı Başkanı Celalettin CAN, Sanatçı Ferhat TUNÇ, İlyas SALMAN, Araştırmacı Yazarlar Erdoğan AYDIN, Erdoğan ÇINAR gibi aydınlarda, tam tersi “ Aleviler hep Cumhuriyete bağlı kaldı, Cumhuriyetin yaşaması için hep “ sitetme ” oldu. Artık Cumhuriyetle de hesaplaşmalı, çünkü 86 yıldır cumhuriyeti koruyan aleviler nimetlerinden yararlananlar hep “ Sünni ” kesim olmuştur. Alevilerin bırakın eşit yurttaşlığı azınlıkların haklarından dahi yoksun bırakıldılar, diyerek tepkilerini dile getirmelerini söylediler.

Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..! Kadıköy Belediye Başkanı Selami ÖZTÜRK’te “ 86 yıldır aleviler Cumhuriyet’in güvencesi olarak hep demokrasiden yana oldular, bu mitingde kişi olarak ta Kadıköy Belediyesi olarak ta maddi manevi desteğimizi sunacağız ” dedi. Bu mitingte; Edip AKBAYRAM, Sabahat AKKİRAZ, Şevval SAM, Emre SALTIK, Ferhat TUNÇ ve Suavi’ nin türküleri ile coşkuyu arttıracağı düşünülüyor.

Miting tertip komitesinden Kadıköy Şube Başkanı Fethi BÖLÜKGİRAY “ Öncelikle bizleri yalnız bırakmayan tüm dostlara teşekkürlerimizi sunarız. Dostlar, Miting için gerekli izinler tamamlandı, iskele meydanından Haydarpaşa garı sınırına kadar miting alanı olarak verildi. Anadolu’dan otobüsle gelenler Salı pazarında park edecekler, Trenle gelenler Söğütlüçeşme’ de inecekler, dolayısı ile uzunca bir yürüyüş korteji de oluşacak. Tüm bunlar Emniyet Müdürlüğünce izne bağlandı. Sorun yok ” diyerek hazırlıkların tamamlandığını söyledi.

Ayrıca Bir milyon bildiri, Yüz elli bin afiş bastırarak, gazete, televizyon ve radyolardan duyurular yaparak “eşit yurttaşlık” isteyen tüm canlarımızı mitinge beklediğimizi ifade ediyoruz.” Diyerek hazırlıkların ciddi bir şekilde devam ettiğini belirtti.

Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık Hakkı için Büyük Alevi Mitingi adı altında yapılacak mitingin çağrısı şöyle yapıldı.

ATAŞEHİR GAZETESİ
Yazan: Kanber YILDIRIM
www.atasehir.com.tr


8 KASIM 2009’DA TÜRKİYENİN DÖRT BİR YANINDAN GELİP İSTANBUL’DA BULUŞUYORUZ;

Bu Miting;
Demokrasi İçindir,
Laiklik içindir,
İnsan hakları içindir,
Eşit yurttaşlık hakkı içindir.
Sivil, demokratik, özgürlükçü bir anayasa içindir.
Bu Miting;
Ayrımcılığa son verilsin,
AHİM ve Danıştay kararları uygulansın, zorunlu din dersleri kaldırılsın,
Diyanet lağvedilsin,
Cem ve kültür evlerimiz yasal statüye kavuşsun,
Madımak Oteli müze olsun,
Alevi köylerine camii yapılmasın,
Asimilasyon politikaları son bulsun, diyedir.
Bu Miting;
Özelleştirmeler son bulsun,
Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Sendikasızlaştırma, örgütsüzleştirme son bulsun,
Cinsiyetçi yaklaşımlar son bulsun,
Eşit iş’e, eşit ücret ödensin,
Seçim barajı kaldırılsın,
Dokunulmazlıklar kaldırılsın,
Zamlar geri alınsın, İMF politikaları sona ersin,
Emperyalistler evine dönsün,
Annelerimiz artık ağlamasın,
Kürt sorunu demokratik, barışçıl yolla çözülsün,
Yurt’ta barış, dünya’da barış olsun, diyedir.
Bu Miting;
Eğitim, sağlık parasız olsun,
Şeriatçı yükseliş dursun,
Kimse, dilinden, dininden, kökeninden dolayı sorgulanmasın, diyedir.



Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..!Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..!
800. Doğum Yılında Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliğinden Çekilen fotoğrafları Slayt ve büyük olarak Görmek için linke tıklayınız !
Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..!

  • Foto Galeri ve Slayt İçin Tıklayınız! >>

  • Resimleri büyük görmek için lütfen reimin üzerine tıklayınız...
    Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..! Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..! Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..! Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..!
    Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..! Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..! Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..! Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..!
    Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..! Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..! Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..! Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..!
    Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..! Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..! Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..! Alevi – Bektaşi kurumları 25 Ekim Pazar günü toplantısı Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..!

    Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni

    20.09.2009 Bayramın birinci günü sabah Ekin Cafe'de Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcularından Yunus Eskiköy, Murat Yıldırım ve Hıdır Kurum'nun düzenledikleri bayramlaşma ve kahvaltı toplantısından görüntüler.

    Bayramlaşma ve a kahvaltı toplantısına katılan aileler:
    Fırat Gülmez, Hüseyın Yılmaz, Rıza Kılınç, Hüseyin Katıkçı, Bediye Çetinkaya, Hıdır Kurum, Behiye Bılur, Ali Rıza Ardıç, Murat Yıldırım Yunus Eskiköy, Hüseyin Ekinci, Kuran Çağlar, Ali Ekber Taşdelen, Cemal Yılmaz, Haydar Konak, Ismail Nergiz, Aziz Erdoğan, Şakir Aydoğmuş, Mustafa Katıkçı.

    Resimleri büyük görmek için lütfen reimin üzerine tıklayınız
    Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız... Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız... Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız... Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız...
    Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız... Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız... Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız... Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız...
    Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız... Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız... Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız... Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız...
    Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız... Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız... Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız... Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız...
    Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız... Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız... Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız... Datça Hacıbektaş Anadolu Kültür Vâkıfı Şube kurcuları Bayramlaşma Töreni ...  Resmi büyük görmek için lütfen tıklayınız...

    Datça Akdeniz'den Ege'ye Doga ve Baris Yürüyüsü

    Datça Akdeniz'den Ege'ye Doğa ve Barış Yürüyüşü


    10. Geleneksel Akdeniz'den Ege'ye Dostluk ve Doğa Yürüyüşü

    10. Geleneksel Akdeniz'den Ege'ye Dostluk ve Doğa Yürüyüşü Datça Çevre Dernegi (DAÇEV) öncülügünde; Datça Kaymakamlığı ve Datça Belediyesi'nin de desteklediği “10. Geleneksel Akdeniz'den Ege'ye Dostluk ve Doğa Yürüyüşü”Aralarında Datça Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Kurucu üyesi hemşerimiz Murat Yıldırım'ın da bulunduğu yaklaşık 300 kişinin katılımı ile 3 Mayıs Pazar günü yapıldı.

        1999 yılında Av. Turgay Sönmez'in önerisi ile 1. düzenlenen doğa yürüyüşü her yıl aralıksız olarak devam ederek 10. yılına ulaştı. 1999'dan beri her yıl Mayıs ayının ilk Pazar günü yapılan 'Akdeniz'den Ege'ye Barış ve Dostluk Yürüyüşü' artık 10 yaşına bastı. Davul zurna eşliğinde Cumhuriyet Meyda'nında bir araya gelip burada Datça'nın Akdeniz kıyısında testilere doldurulan denizsuyu, Gökova kıyısındaki Gereme'ye varıldığında Ege Denizi'ne dökülüyor ve Akdeniz'in selamı Ege'ye iletiliyor.
    Daha sonra Gereme'nin 4-5km batısındaki Katıyalı'da piknik yapılıyor. Panayır yerine dönen Katıyalı'da akşama kadar türküler, şarkılar, zeybek oynamalar, türlü yarışmalar. Ama gelenlerin çoğu yorgunluklarını gidermek için önce Ege'nin koynuna atıyorlar kendilerini ve deniz mevsimi de açılmış oluyor.

        Datça Kaymakamlığı, DAÇEV ve Kızlan Köyü Muhtarlığının ortaklaşa tertiplediği yürüyüş saat 10.00'da Cumhuriyet Meydanında başladı.

    Yürüyüş, sahil şeridi boyunca devam edip Değirmenlerin bulunduğu mevkiye gelindiğinde Datça Belediyesi tarafında yürüyüşçülere su dağıtıldı ve yaklaşık 2 saat içinde yürüyüşün amacı olan Gereme'ye varıldı. Gereme'de biraz dinlenildikten yine davul zurna eşliğinde yürüyüş severler oynayarak yorgunluk attıktan sonra, günün anlamı olan Akdeniz'in suyu ile doldurulan testiler Turgay SÖNMEZ ve Belediye Başkanı Şener TOKCAN ve İlçemiz Kaymakamı Mustafa KAYA tarafından Ege Denizi'ne döküldü ve arkasından piknik alanına araçlarla ve yaya olarak devam edildi.

    Daçev adına yürüyüş ve günün anlamıyla ilgili olarak bir konuşma yapan Av. Turgay Sönmez şunları söyledi; "Çevreciler olarak kalbimizde bir imaj taşıyoruz. Datçamızın geleceğinde kitle turizmi değil, kalite turizminin var olduğunu görüyoruz. İster Eko turizm, ister Argo turizmi diyelim, inanılmaz güzel olan tabiatımızı sevgi, bilgi ve saygı ile kullanıp koruyalım. Ümit ediyoruz ki geleneksel hale getirdiğimiz bu "Akdenizden Egeye" yürüyüşümüze katılım her yıl biraz daha artmakta" diyen Sönmez, "Her sene yaptığımız yürüyüşümüzü yine tekrarladık. Bu yıl 10'uncusunu düzenlediğimiz yürüyüş etkinliğimiz halkımız tarafından benimsenerek kabullenildi artık. Ne mutlu bizlere ki çalışmalarımız hedefine ulaştı. Ebediyete akıp giden her sene Datçayı sevenlerin bu yürüyüşü yapmalarını istiyor ve bekliyoruz, bizler olsak da olmasak da"dedi . 


    Sular dökülmesinden sonra piknik alanında Kızlan halkı tarafından hazırlanan gözleme, ekmek arası gibi yiyecek maddeleri satılırken, araçlarıyla gelen vatandaşlarda evlerinden getirdikleri erzaklarla ile piknik yaptılar. 
     
        Çevre Derneği tarafından 10 yılı anlatan resim sergisi de katılımcılar tarafından incelenirken, düzenlenen piknikte çeşitli animasyon gösterisi ve yarışmaları ile katılımcılar doyasıya eğlendiler.

    10. Geleneksel Akdeniz'den Ege'ye Dostluk ve Doğa Yürüyüşü Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..! 10. Geleneksel Akdeniz'den Ege'ye Dostluk ve Doğa Yürüyüşü Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..!

    10. Geleneksel Akdeniz'den Ege'ye Dostluk ve Doğa Yürüyüşü Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..! 10. Geleneksel Akdeniz'den Ege'ye Dostluk ve Doğa Yürüyüşü Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..!

    10. Geleneksel Akdeniz'den Ege'ye Dostluk ve Doğa Yürüyüşü Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..!10. Geleneksel Akdeniz'den Ege'ye Dostluk ve Doğa Yürüyüşü Resmi büyük görmrk için lütfen tıklayınız..!

    Hacıbektaş Dergâhı'nda 84 yıl sonra cem töreni yapılabildi

    <>

    T MİSER

    Türkiye / 28/10/2009

    ANKARA - Aleviler, Kültür Bakanlığı’ndan alınan özel izinle 84 yıl sonra Hacıbektaş Dergâhı’nda cem töreni düzenledi.
    Aleviler geçen hafta başlayan  Uluslararası Hacı Bektaş Veli Sempozyumu’nun ardından perşembe günü akşamı, alınan özel izinle dergâhın ‘Meydan Evi’nde (cem törenlerinin yapıldığı büyük oda) cem yaptı. Bir çiftin görgü (Alevilerin yılda bir kez tüm topluluğun ve dedenin huzurunda, o yıl içerisinde yaptıklarının ve yol kurallarına uyup uymadığının hesabını vermesi) ve sorgusunun da yapıldığı cem, kurban lokmasının birlikte yenilmesiyle son buldu.
    Hacı Bektaş Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, “Bu tarihi bir andır. Bunun tüm Aleviler için önemi çok büyüktür” dedi. Geçmez, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a teşekkür ederek, “Fakat bunun bir kereyle sınırlı olmaması için daha ileri düzeyde yardımlar bekliyoruz” dedi.
    Tekke ve Zaviyeler Kanunu ile ibadete kapatıldıktan sonra 1964 yılında müze olarak açılan dergâhı ziyaret edebilmek için ücret ödeyen Aleviler, buranın kendilerine verilmesini istiyor.

    Behzat MİSER
    Radikal Gazetesi ( 28 Ekim 2009 )

    Hacıbektaş Dergâhı'nda 84 yıl sonra cem töreni yapılabildi


    84 yıl sonra Pir'in huzurunda Cem olduk

    84 yıl sonra Pir'in huzurunda Cem olduk

    84 yıl aradan sonra ilk kez Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nda cem yürütüldü. Cem, Uluslararası Hacı Bektaş Veli Sempozyumu’nun ardından 22 Ekim Perşembe akşamı Dergâhı’nın Meydan Evi’nde yürütüldü. Daha önce Dergâh’ın Meydan Evi’nin avlusunda tanıtım amaçlı semah gösterileri yapılmaktaydı. Bu gösteriler turistik bir içerik ile sınırlıydı. Bu kez Meydan Evi’nde 84 yılın ardından ilk defa on iki hizmetin görüldüğü bir cem yapıldı.

    Hacı Bektaş Hacı Bektaş Veli’nin doğumunun 800. Yılı dolayısıyla 19-21 Ekim tarihleri arasında, Ankara'da, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ile Alevi Kültür Dernekleri'nin işbirliği, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Alevi Enstitüsü’nün ortaklığı ile Uluslararası Hacı Bektaş Veli Sempozyumu düzenlendi. 3 gün süren Sempozyumun ardından 22 Ekim Perşembe akşamı Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alınan izin ile Hacı Bektaş Veli Dergâhı Meydan Evi’nde yürütülen cemin post dedeliğini Mehmet Turan Dede yaptı. Cem, Isparta yöresi süreğine göre yürütüldü. Sempozyumda bildiri sunan akademisyenlerle birlikte Alevi Enstitüsü, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Alevi Kültür Dernekleri’nin katılımıyla yapılan cem yıllar süren özlemin ardından yoğun bir duygusallık içinde yürütüldü. Başlangıç bölümü dışında fotoğraf ve görüntü almanın yasak olduğu cem, yaklaşık 4 saat sürdü.

    Cemin ardından konuştuğumuz Hacı Bektaş Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, “Biz yıllardır cem yapıyoruz ama burada yapılan cemin özel bir anlamı var. Aleviler ibadete kapatılan Dergâhlarında 84 yıldır cem yapamıyorlardı. Bu tarihi bir andır. Bunun tüm Aleviler için önemi çok büyüktür.” dedi.

    Tekke ve Zaviyeler Kanunu ile ibadete kapatıldıktan sonra 1964 yılında müze olarak açılan Dergâh’ını ziyaret edebilmek için ücret ödeyen Alevilere burada ibadet yapmak da yasaktı. Ercan Geçmez sözlerinin arasında bir defalığına da olsa böyle bir olanağı tanıdığı için Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın adını anmadan geçemeyeceğini belirterek, “Sayın Bakan Ertuğrul Günay’ın bu hüsnü niyetine müteşekkirim. Fakat bunun bir kere ile sınırlı olmaması ve Alevilerin bu en doğal haklarını sürekli kullanabilmeleri için Sayın Bakan’dan geleceğe yönelik daha ileri düzeyde yardımlar bekliyoruz.” dedi.

    Bu anın her Alevi’nin ruhunda bir vuslat anı olduğunu belirten Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Tekin Özdil, “Bu sonuç 20 yıldır yürütülen mücadelenin ürünüdür. Alevi toplumunun meşru taleplerinin dayattığı bir zorunluluğun ürünüdür. Bu yönüyle Sayın Bakan’ın özel duyarlılığı göz ardı edilemez. Fakat bu sonuca varılmasını sağlayan esas olarak Alevilerin doğru ve kararlı mücadeleleridir.” diye konuştu.

    Vakfın kurucu üyelerinden ve en yaşlı yönetim kurulu üyesi Kasım Özkan “Artık ölsem de gözüm açık gitmez” diyerek olayın önemini vurguladı.

    Bir çiftin görgü ve sorgusunun da yapıldığı cem, kurban lokmasının birlikte yenilmesi ile son buldu.

    Sürek Haber - 27 Ekim 2009

    Ercan Geçmez'in 'Uluslararası Hacı Bektaş Veli Sempozyumu'nda' yaptığı konuşma metni

    Genel Başkanımız Sayın Ercan Geçmez'in 'Uluslararası Hacı Bektaş Veli Sempozyumu'nda' yaptığı konuşma metni


    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak, kurulduğumuz yıl olan 1994’ten beri Türkiye çapında örgütlü bulunan 32 şubemizle,

    “…HACI BEKTAŞ VELİ’nin öğretilerini ulusal ve uluslararası alanda bir bütünlük içinde ele alarak, araştırmak, belgelemek ve yararlı sonuçlar elde etmek üzere tanımlamalar geliştirmek, yaşatmak ve geleceğe aktarmak” için faaliyetler gerçekleştiriyoruz.

    Bu çerçevede şu an açılışında bulunduğumuz sempozyum, aslında İkinci Uluslararası Hacı Bektaş Veli Sempozyumu. Birincisi de, yine uluslararası nitelikte olmak üzere, 2000 yılında yine Kültür Bakanlığı ve vakfımız işbirliğiyle gerçekleştirilmişti. (GÜLÜMSEYEREK) Demek üçüncüsünü de 2018 yılında gerçekleştireceğiz, umarım.

    Şaka bir yana, ilk sempozyumun üstünden geçen yıllar, bize, bu alanda ne gibi değişiklikler olduğunu da açıkça işaret ediyor. İlk sempozyumda, bugün de olduğu gibi, Prof. Dr. Cengiz Güleç ve Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak aramızdaydı.

    Ama ilk sempozyumda biri daha aramızdaydı; burada adını anmayı ve anısı önünde saygıyla eğilmeyi bir borç bildiğim, Alevilik-Bektaşilik araştırmalarının öncü isimlerinden İrene Melikoff… 8 Ocak 2009’da Hakk’a yürüyen Melikoff bugün de aramızda: Açtığı çığırı genişleterek bir yola dönüştüren öğrencileriyle, alanın yeni araştırmacıları ve genç bilim insanlarıyla.

    İlk sempozyumun bileşimine bakıldığında meslekten akademisyen sayısının görece azlığı ve sempozyumun uluslararası katılımcılarının daha çok Doğu komşularımızdan, özellikle Azerbaycan gibi Türk coğrafyasından geldiği görülür. Bugün ise sempozyumda büyük bir çoğunluğu meslekten akademisyenler oluşturduğu gibi, aynı şekilde Doğu komşularımızdan gelen bilim insanları yine aramızdalarsa da büyük çoğunluğun Batı’dan geldiği görülmektedir.

    Kuşkusuz bu yeni ve daha da zenginleşmiş bileşimi Alevi Enstitüsü’ne borçluyuz ki ilk sempozyumda böyle bir çalışma organizasyonumuz yoktu, şimdi var, bu da önemli değişikliklerin başında gelmektedir.

    İlk oturumu bugün öğleden sonra başlayacak ve üç gün sürecek olan Hacı Bektaş Veli Sempozyumu’nun ilkinin açtığı yolu, daha da genişleterek sürdüreceğine olan inancımız tamdır. Çünkü, vakfımızın da bir parçası olduğu Alevi inancının serçeşmesi ve aynı zamanda bir bütün olarak ülkemizin en önemli kültür varlıklarından olan Hacı Bektaş Veli’nin ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılması için düzenlenen sempozyuma hem Kültür Bakanlığımız hem de Başbakanlık her türlü desteği bize sunmaktan geri durmamıştır. Bu vesileyle Kültür Bakanımız Sayın Ertuğrul Günay’a bir kez daha buradan teşekkür etmek istiyorum.

    Diğer taraftan, Sempozyumun bilimsel sorumluluğunu üstlenen, ABD’den İran’a, Yunanistan’dan Macaristan’a tüm bilim insanlarını ve çevrelerini sempozyuma katkı sunmak üzere bir araya getiren Alevi Enstitüsü’ne ve dolayısıyla Enstitü Başkanı Prof. Dr. Sayın Cengiz Güleç’e de teşekkür ediyorum. Son olarak, sempozyumu gerçekleştirmek üzere bize salonlarını tereddüt etmeden açan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne, rektörümüz sayın Prof. Dr. Cemal Taluğ ve özellikle Dekanımız Prof. Dr. Sayın Celal Göle nezdinde teşekkür ediyorum.

    Kuşkusuz ikibinli yılların başından sonuna bakıldığında en önemli değişikliklerin başında Alevi hareketinin kat ettiği yol gelmektedir. Bu yılların başında ne Aleviler meşru talepleri için sokaklara inmeyi düşünüyorlardı, ne dönemin iktidarları Alevi çalıştayları düzenlemeyi. Ne TRT’de Muharrem sohbetleri olurdu, ne de Aleviler durup dururken anımsanırdı. Şimdi tüm bunlara ve daha fazlasına tanık olduk.

    Belli ki olmaya da devam edeceğiz. Yaşadıklarımız olumlu mudur, olumsuz mudur; bu ayrı bir tartışma konusu ama Hacı Bektaş Veli’nin dünyanın hemen her köşesinde ilgi gören bir araştırma konusu haline gelmesi, bunun için ülkemizin farklı farklı üniversitelerinde araştırma merkezleri kurulması, Alevi hareketinden bağımsız düşünülemez. Bu hareketi yok sayarak Alevilik çalışılamayacağı gibi, Alevilik sorununun çözülemeyeceği de açıktır.

    Bugün burada bizi bir araya getiren bilim insanlarının, sempozyum izleyicilerinin farklılığı ve çeşitliliği, Aleviler hakkında çalışan ya da düşünce, çözüm üretmeyi deneyen, denemek isteyen herkes için yol gösterici olmalıdır.

    Hacı Bektaş Veli’nin disiplinlerarası bir çalışmayı gerektiren çok boyutlu bir araştırma konusu olması gibi, Alevilik de, modern Alevi hareketi de çok boyutludur.

    Örneğin nasıl Hacı Bektaş Veli’yi günümüz milliyetçi ideolojilerinin gözlükleriyle, yalnızca Anadolu’yu Türkleştiren ya da Anadolu’yu müslümanlaştıran bir figür olarak tasarlayamazsak, Alevi hareketini de tek bir aktör üzerinden okuyamayacağımız gibi, tek bir aktörü muhatap alarak ya da tek yanlı bir bakış açısıyla Alevi sorununu da çözemeyiz.

    Bu çerçevede sempozyumun bize verdiği bir ders daha var: Ortada bir sorun varsa, bu sorun ancak farklı görüşlerin, farklı tarafların sürekli diyalog içinde olmasıyla tartışılabilir ve çözülebilir.

    Nasıl ki bu sempozyumda hiçbir bilim insanının “Hacı Bektaş’ın özü budur; gerisi yalandır ve herkes bunu kabul etmek zorundadır” deme hakkı yoksa, bunun söylenebildiği yerde sempozyum yapma imkanı yoksa, modern Alevi hareketi de belirli özlere indirgenerek anlaşılamayacağı gibi, Alevilik sorunu da belirli Alevilik tanımlarına sıkıştırılarak çözülemez.

    Bu bakımdan farklılıkların sorunun anlaşılması ve çözümünde meşru ve doğal sayılması, farklılıklar arasında eşit olmayan ilişkilerin reddi biricik arzumuzdur.

    Bu arzumuz doğrultusunda inanıyorum ki müze statüsünde bulunan serçeşmemiz, pirimiz Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin huzuruna bugün bir turist gibi para ödeyerek girebilen bizler,…

    bir bütün olarak Aleviler, suyun taşı delmesi gibi, bunun gibi bilimsel toplantılarla, aklın ışığıyla karanlığı dele dele

    bir gün kurbanlarımızla, semahlarımızla, sazlarımızla, salına salına gireceğiz ve orada cem olacağız; bir kez daha, sonsuza kadar; hünkarımızın söylediği gibi, “sözümüzün güzelliği cemalimize düşmüş olarak”….

    Huzurlarınızdan saygıyla ayrılıyor ve tüm sempozyum katılımcıları ve izleyicilerine teşekkürlerimle başarılar diliyorum.
     


    ULUSLARARASI HACI BEKTAŞ VELİ SEMPOZYUMU 2009
    ULUSLARARASI HACI BEKTAŞ VELİ SEMPOZYUMU 2009


    SEMPOZYUM ÖZET PROGRAMI
    19-21 EKİM 2009

    Sempozyum Açılış Töreni
    19 Ekim 2009 Pazartesi, Saat:10:00
    Resim Heykel Müzesi

    Sempozyum açılış programı (Resim Heykel Müzesi) dışındaki tüm oturumlar; Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Aziz Köklü Salonu'nda yapılacaktır.

    Açılış Bildirgesi, 14:00-14:30

    1.GÜN
    Birinci Oturum: 19 Ekim 2009, Pazartesi, 14:30-17:00
    ÖTEKİLERİN TARİHİ, TARİHİN ÖTEKİLERİ
    Görüşler, soru ve tartışmalar, 16:30-17:00

    Açılış, Protokol ve Basın Kokteyli
    Siyasal Bilgiler Fakültesi Sütunlu Salon, 17:00-19:00



    2.GÜN
    İkinci Oturum: 20 Ekim 2009, Salı, 10:00-12:00
    SÖZÜN YAZISI, YAZININ SÖZÜ
    Görüşler, soru ve tartışmalar, 12:00-12:30
    Öğle yemeği:12:30-14:00


    Üçüncü Oturum: 20 Ekim 2009, Salı, 14:00-16:30
    HACI BEKTAŞ'IN İZİNDE, HACI BEKTAŞ'IN İZLERİ
    Görüşler, soru ve tartışmalar, 16:00-16:30


    3/1 Parelel Oturum: 20 Ekim 2009, Salı, 14:00-16:30
    KENDİSİNİN İMGESİ, İMGENİN KENDİSİ
    Görüşler, soru ve tartışmalar, 16:00-16:30

    ALEVİ ENSTİTÜSÜ KOKTELYİ
    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezi/Dikmen
    17:00-19:00

    3.GÜN
    Dördüncü Oturum: 21 Ekim 2009, Çarşamba, 10:00-12:30
    BU DİYAR BAŞKA DİYAR,BAŞKA DİYAR BU DİYAR
    Öğle yemeği:12:30-14:00


    Beşinci Oturum: 21 Ekim 2009, Çarşamba, 14:00-16:30
    POSTSUZ SERÇEŞME'DEN SERÇEŞME'SİZ POSTA
    Görüşler, soru ve tartışmalar, 16:00-16:30


    3/2 Parelel Oturum: 21 Ekim 2009, Çarşamba, 14:00-16:30
    Görüşler, soru ve tartışmalar, 16:00-16:30

    SEMPOZYUMUN KAPANIŞ BİLDİRİSİ
    17:00-17:45

                             

    9 Aralık 2010 Perşembe

    Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı

    Merhaba Canlar;

    Vakfımızda; Alevi-Bektaşi geleneğinin insan sevgisini, çağımız insanının en önemli gereksinimi olan dostluğu, karşılıklı güveni ve insan ilişkilerini düzenleyen demokratlığı, eşitliği, laikliği bulacaksınız.

    Vakfımızda; mezhepçilik yapılmayacağı gibi, dil, din, ırk ve inanç ayrılığı da gözetilmeyecektir. Bizi bu çatı altında bir araya getiren ilke insana olan saygı ve sevgidir. İnsanı, şu yada bu kalıba uyduğu için değil, salt insan olduğu için seviyoruz. Ancak, Atatürk’e ve laik Cumhuriyet ilkelerine bağlılıktan asla ödün vermeyeceğimizi ve bu ilkelere sahip çıkan herkesin dostumuz olduğunu özellikle vurgulamak isteriz.

    Şunun da altını çizeriz ki;
    Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Alevi – Bektaşi kültürünü sonsuza dek yaşatmak için elimizden gelen tüm çabayı göstermeye kararlıyız.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın amaçları, insan hak ve özgürlüklerine saygılı, laik ve demokratik ilkeler üzerine inşa edilmiştir.

    Gerçek yol göstericinin bilim olduğuna inanıyoruz.

    Geçmişle ilgili olarak kimseye küskünlüğümüz, kırgınlığımız ve düşmanlığımız yoktur. Günümüzü dostluk içerisinde yaşamak, yaşam biçimimizle geleceğe örnek olmak istiyoruz. Çatımız altında yobazlığa ve zorbalığa da yer yoktur.

    Kimsenin alternatifi değiliz. Biz, Alevi-Bektaşi’yiz. Bizi tanımadan hüküm vermeyiniz, tanımak için bize sorunuz. Açıklama yapmaktan mutluluk duyarız.

    Bilerek veya bilmeyerek Alevi-Bektaşiliği geçmişe gömenler; günümüzde etkinliğimiz göz ardı edenler; günümüz ve gelecekteki laik Türkiye Cumhuriyeti ile Atatürkçülüğün güvencesi olduğumuzun bilincine varamayanlar bizden değildir.

    İlkelerimizi benimsiyorsanız gelin kucaklaşalım, güçlenelim ve kültür zenginliğimizi koruyup çoğalalım.

    Sizin için kapımız sonuna dek açık; korkmadan, çekinmeden girin içeri.

    Hoşgeldiniz.


    Temel İlkelerimiz

    1.
    Yolumuz; “Bilim Çin’de olsa ara, bul”, “Bana bir harf öğretenin kölesi olurum” diyen Hz. Ali’yle “Bilim ile gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” diyen Hacı Bektaş Veli ve “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” diyen Atatürk’ün yoludur.
    2. Biz, Aleviliği, demokrat laik, çağcıl ve evrensel bir dünya görüşü; bir yol; bir yaşam biçimi (kültür) olarak algılarız. Her insanı olduğu gibi sayar, sever ve “kamil insan”a niyaz ederiz. Eline, diline, beline sahip olmaya özen gösteririz.
    3. Paylaşımcılığın temeli; “Biz” demesini bilmektir. “Ben-Sen yokuz, “Biz varız” diye düşünürüz. Bizim varlık nedenimiz benim ile senin” gelişmemiz içindir. Bu gelişme eylemi maddi-manevi tüm unsurları içerir.
    4. Zorlamanın her türüne karşıyız. Zorlama ile yaptırımı temel ahlaksızlık sayarız.
    5. bulmak, utandırıp almak ta çalmak kadar kötüdür. Kabul etmeyiz.
    6. Kimseyi; din, dil, ırkıyla değerlendirmez, her insanın düşünce ve inanç özgürlüğüne saygı duyarız. Devletin de inançlar üstü kalmasını isteriz. Bu, bizim geçmişten gelen laiklik anlayışımızın özüdür. O nedenle din işlerinin devlet işlerinden ayrı tutulmasını savunuruz.
    7. Toplumun düşünce özgürlüğü ile gelişeceğine inanır; insanları düşüncleri nedeniyle (kınama dahil) cezalandırılmasını istemeyiz.
    8. İnsan ilişkilerinde demokratlığın en doğru ve sağlıklı yöntem olduğuna inanır, zorbalığın dışında çoğu şeyi haklı bir nedenle hoşgörüp bağışlayabiliriz.
    9. Birleşmiş Milletler’in kabul ettiği “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi”ni olduğu gibi benimser, daha da gelişmesini isteriz.
    10. “Dün”ü “bugün” için öğrenir, “yarın”ı bugün için planlarız. “Bugün”ü ise insanca yaşanabilir hale getirmek için çalışırız. Halk’a hizmeti “HAK”a hizmet sayarız.
    11. Değişimin sürekliliğine inanır, gelişmenin özünde “DEĞİŞİM” olduğunu biliriz.
    12. İnancımız odur ki:

    “Hararet nardadır, sacta değildir
    Keramet baştadır, taçta değildir
    Her ne arar isen, kendinde ara
    Kudüs’te, Mekke’de, Hac’da değildir.”


    Muğla Datça Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Şube Merkezi

    Adres: İskele Mahlesi. Vila Datça F Adası No:1 DATÇA / MUĞLA

    Telefon: 0535 781 61 80 - 0532 425 37 00 - 0532 771 53 92 - 0535 320 21 40 Bağışlarınız için : T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Datça Şubesi Şube Kodu: 432 - TL: 12548631-5003 Euro: 12548631-5004 Dolar: 12548631-5005 IBAN Kodu: TR57 0001 0004 3212 5486 3150 03

    E-Mail:info@datcahacibektas.org datcahacibektas@gmail.com

    Copyright © 2009 www.datcahacibektas.org All rights reserved.


    Hünkar Hacı Bektaş Veli Den Altın Sözler...