14 Şubat 2022 Pazartesi

DATÇA ŞUBESİ CEMEVİ’NDE HIZIR LOKMALARI PAYLAŞILDI.

HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI DATÇA ŞUBESİ CEMEVİ’NDE HIZIR LOKMALARI PAYLAŞILDI.


Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi’nde 11 Şubat 2022 cuma günü saat 13.00’te üç gün tutulan Hızır Orucunun sonrasında getirilen lokmalar gelen misafirlerle paylaşıldı. 


Lokma paylaşımından önce bir konuşma yapan HBVAKV Datça Şubesi Cemevi başkanı Murat Yıldırım konuşması şöyleydi; 


“Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi yönetim kurulu olarak cümle canları Pir Sultan Abdal’ın Hızır’ı anlattığı bir deyişle selamlıyoruz.

Alevilikte ibadetin yeri, şekli, zamanı, mekânı yoktur ve esas olan her zaman kâmil (olgun) insan olmaya çalışmaktır. Ayrıca kendine reva görmediğini başkasına reva görmemektir. Bunun yanı sıra her inancın olduğu gibi Alevi-Bektaşi inancının da kendine özgü ibadetleri ve kutsal günleri vardır.
Efsanevi bir kişiliğe sahip Hızır hakkında başka toplumlar arasında olduğu gibi Aleviler arasında da birçok söylenti bulunmaktadır. Hızır’ın zor durumda olan kişilerin yardımına yetiştiğine inanılır. Alevilikte bunu anlatan “Yetiş Ya Bozatlı Hızır” gibi sözler sıkça kullanılır. Alevi Ozanlarının deyişlerinde de Hızır önemli yer tutar.

 

Anadolu halk inancında Hızır, bireyin inanç dünyasında gönül coşkusunu dışa vurabilmek, bunu yaparken önündeki engelleri aşabilmek için yarattığı, zaman zaman kendi dünyasına soktuğu ve kutsadığı inançsal bir kimliktir. Hızır, insan için olanaksız olan her zeminde “Boz Atına” binip, dondan dona girerek gelen, insanı sorgulatan, onurlandıran, ödüllendiren, ipuçları vererek araştırmaya özendiren kutsal bir kimliktir. Hızır; yol gösterendir. Vesiledir. Mürşittir. Çünkü o ilahi rahmet ve sırların bilgisine sahiptir.

 

Alevi-Bektaşi inancında Hızır orucu bazı yörelerde Perşembe akşamından diğer Perşembe akşamına kadar 7 gün tutulsa da, ekseriyetle “Talib bin ise bir gibi otura” düsturuna da uygun olarak Şubat ayının 13, 14 ve 15. günleri üç gün olarak tutulur.

 

Hızır orucunun en temel kaynağı Kuran dır. Bakara suresi, 203 ayetinde; “Sayılı günlerde Allah’ı zikredin. ”denilmektedir. Abdulbaki Gölpınarlı Kuran mealinde bu sayılı günlerin zilhicce ayı olduğu ve o ayın da Şubat ayına tekabül ettiğini belirtir. Hızır orucunun geçtiği diğer bir sure de İnsan suresi 7–8–9 ayetleridir.

 

Allah irade sıfatını yalnızca insanlara vermiştir. Oruç iradenin imtihanıdır. Vücuda aklın hükmüdür, kendi bedenine sözün geçmesidir.  Cenab-ı Allah;

 

“Oruç benim içindir, onun mükâfatını ben vereceğim” diye buyurmuştur.

Oruca başlarken niyet, sonlandırırken ise açma gülbangi okunur.

 

Hızır orucu üç gün tutulduktan sonra perşembeyi cumaya bağlayan gece evin hanımı tarafından hazırlanan; Orta Anadolu’da "Köme" veya "Kömme", Doğu Anadolu’da ise  “Kavut” olarak ifade edilen lokmanın üstü kapatılarak bir odaya konulur. İnanca göre perşembeyi cumaya bağlayan gece Hızır gelerek Kavut'a bir iz veya işaret koyar. Daha sonra Kavut eğer kesilmişse kurban ile birlikte lokma olarak dağıtılır. 

Hızır kurbanı da, sıradan kurbanlar gibi değildir. Kurban edilecek hayvan en az iki üç ay öncesinden belirlenir. Bu süre içerisinde iyi beslenir. Tuzu, suyu ve yemi eksik edilmez. Kurban önce temizlenir. Kurban kesilirken, kanına kimsenin basmamasına dikkat edilir. Akan kan ya bir çukura akıtılır üstü kapanır veya suyla kan yıkanarak, kan izi ortada bırakılmaz. Kesilen kurban etinden bir kısmı pişirilerek ev halkına paylaştırılır. Kalan büyük bir kısmı da kapı komşuya dağıtılır. Kurban kemikleri gelişi güzel çöpe atılmaz. Kurban kemikleri açılan bir çukura özenle yerleştirilerek üstü kapatılır. Bu işlemler bittikten sonra hazır bulunanlar birbirlerine niyaz olurlar.

 

Her an her yerde hazır ve nazır olan, çaresizlerin çaresi, umutsuzların umudu Zorda kalanların carına yetişen Hızır, cümlemizin yardımcısı olsun Allah herkese Hızır elinden doluyu içmek nasip eylesin. Dualarınız kabul, ibadetleriniz makbul olsun.” dedi.


Datça Demokrasi Platformu bileşenleri, Siyasi parti temsilcileri ve bir çok sivil toplum kurumunun temsilcilerinin katıldığı Hızır Bayramı ve Lokma paylaşımı öncesinde gerek cemevlerindeki elektrik faturaları, gerekse de Sosyal Medyada Alevilerle ilgili olarak kin, nefret ve hakaret içerikli konuşmayı protesto için Datça Demokrasi Platformu tarafından hazırlanan basın açıklaması Haluk bey tarafından aşağıdaki açıklama okundu; 


“Anadolu ve Mezopotamya halklarının kadim inançlarından olan Hızır inancı ve bu inanç için Aleviler tarafından tutulan Hızır Orucu bu yıl her türden baskının arttığı şartlar altında gerçekleştiriliyor. Hızır ayına başta temel tüketim malzemeleri olmak üzere her şeye gelen acımasız zamlar ile daha fazla yoksullaşarak girdik. Bu zamların belki de en can yakanlarından bir tanesi de elektrik faturalarına yansıyan rakamlardı. Halkı en soğuk kış günlerinde canından bezdiren elektrik zamlarının Alevi toplumu için anlamı ise çok farklı. Cemevlerine gönderilen fahiş faturalar iktidarın Alevilere bakışının da bir özeti gibi. Gönderilen faturalar ile cemevlerinin ticarethane statüsünde değerlendirmesi kabul sınırları dışındadır. Ne cemevleri ticarethane statüsündedir ne de bu zamlar ile yaşamak zorundayız. Örgütlülüğün gücü cemevlerinin kullandığı elektrik için yeni bir düzenleme yapılmasını sağlarken halkın canına tak eden zamlara karşı tepkiler de her geçen gün artıyor.


Ülkenin doğusundan batısına yoksullaşmaya karşı yükselen mücadele iktidarın korkulu rüyası haline geldi. Bunun için son günlerde art arda gerçekleştirilen provokatif hareketlere şahit olmaktayız. Bu hareketlerden bir tanesi de Alevi toplumuna hakaretler içeren bir videonun sosyal medyada yayımlanmasıdır. Bizler biliyoruz ki iktidarın başı ne zaman sıkışsa bu tip hareketler ile infial yaratarak gündemi değiştirmek istiyor. Oysa ki gündem iktidarın hızla kaybettiği meşruluğudur. Ne bu tip provokasyonlar ne de işçiler, memurlar, kadınlar, aleviler, Kürtler ve ezilen her kesim üzerinde uyguladıkları baskılar bu sonucu değiştirecektir. 


Bu yolda mücadele eden herkesin Hızır yoldaşı olsun.”


Getirilen lokmaların paylaşılmasının ardından etkinlik sona erdi. 





















7 Şubat 2022 Pazartesi

DATÇA ŞUBESİ CEMEVİ ELEKTRİK ZAMMINI PROTESTO ETTİ

Datça Demokrasi Platformu tarafından 5 Şubat 2022 Cumartesi günü AYDEM önünde gerçekleştirilen Elektrik Zammı protestosuna Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cem Evi'de katıldı.

Yüzlerce kişinin katıldığı protestoda Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça  Şube Başkanı Murat Yıldırım da Cem evlerinin ticarethane olarak gözüktüğünü ve tüm cemevlerine bu yüzden yüksek elektrik faturaları geldiğini söyledi. Cemevlerinin ticarethane olmadığını, ibadethane olduğunu ve kendilerinin de bu ülkede vergisini ödeyen, askerliğini yapan, vatandaş olarak ülkesine her türlü sorumluluğunu yerine getiren bireyler olarak sadece eşit yurttaş olmak istediklerini, cemevlerinin de diğer ibadethanelere sağlanan imkânlardan yararlanması gerektiğini söyledi. 

 

Ayrıca cemevlerinin ibadethane olup olmadığına karar verecek kurumun Sadece bir mezhebe hizmet eden Diyanet İşleri Başkanlığı olmadığını, alevi yurttaşların buna karar vereceğini, cemevlerinin kendilerinin ibadethaneleri olduğunu söyledi.













1 Şubat 2022 Salı

16. AÇIK DENİZ KIŞ YÜZME MARATONU, DATÇA’DA YAPILDI

 


16. Açık Deniz Kış Yüzme Maratonu, Muğla’nın Datça ilçesinde düzenlendi.

29 Ocak 2022 Cumartesi günü Datça'da yapılan 16.Açık Deniz Kış Yüzme Maratonuna, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cem Evi üyeleri ve Kumkapı Sarıçubuk81 Spor Kulübü sporcuları Aygül Yıldırım yaş kategorisinde 2., üyemiz ve sporcumuz Güzel Bulut Yıldırım kendi yaş kategorisinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü adına yarıştığı yarışmada 3. ve Gülen Yıldırım da yaş kategorisinde yarıştığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü adına 1. olmuşlardır.

Sporcularımızı tebrik eder başarılarının daim olmasını dileriz.



Datça Kaymakamlığı, Datça Belediyesi, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO), Türkiye Yüzme Federasyonu ve Muğla Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde düzenlenen organizasyona 150 sporcu katıldı.

Hava sıcaklığının 14, deniz suyu sıcaklığının 18 derece ölçüldüğü ilçede, vatandaşlar yüzücülere alkışlarla destek verdi.

Bu yılki teması orman yangınları ve iklim krizi olarak olarak belirlenen maraton, Taşlık Plajı’nda yapıldı. Maratonda yüzücüler, 3000 metrelik uzun ve 1500 metrelik kısa parkurda mücadele etti.

Datça Kaymakamı Mesut Çoban, Anadolu’da bir çok kentin kar altında olduğunu belirterek, Datça’da deniz suyu sıcaklığının 18 derece olduğunu söyledi.

Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar, bu yıl 16’ncısı düzenlenen maratonun geleneksel hale geldiğini, etkinlik vasıtasıyla spor turizmine katkı sağladıklarını dile getirdi.

MUTSO Başkanı Mustafa Ercan ise Muğla’nın iklimsel koşullarıyla her türlü spor aktivitesine elverişli bir kent olduğunu, organizasyona katılımın da kendilerini memnun ettiğini kaydetti.

Yarışlar sonunda katılımcılara madalya verildi. Maratonu tamamlayamayan bazı sporcular da teknelerle alana getirilerek, sağlık kontrolünden geçirildi.

– 1500 metre birincisi Öztürk’ün hedefi olimpiyat

Yarışta 1500 metre parkurunu birinci tamamlayan 29 yaşındaki Emre Öztürk, ilk soğuk su deneyimi yaşadığını aktardı.

Datça’da ilk defa yüzdüğünü vurgulayan Öztürk, “Datça güzel. Soğuk suda yüzdüğümüz için biraz kramp girdi ama bununla baş etmeyi bildik. Mutlu sona ulaştım. 1500 metrede birinci oldum. Milli takımda açık su yüzücüsüyüm. Türkiye’yi inşallah olimpiyatlarda da temsil edip, daha büyük başarılara imza atmak istiyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Datça’da bu yılın onur konuğu, maratona uzun yıllar emek vermiş isimlerden Levent Özberk oldu.

Organizasyonda dereceye giren sporcular şöyle:

– 3000 metre parkur

Erkekler:

1. Emrah Karaboğa

2. Mert Acun

3. Mehmet Zeki Özkol

Kadınlar:

1. Bengisu Avcı Erdoğan

2. Zeliha Batay

3. Seda Kansuk

– 1500 metre

Erkekler:

1.Emre Öztürk

2. Okan Ulaş

3.Timuçin Gülaç

Kadınlar:

1.Yonca Şevval Erdem,

2. Çilem Çelik,

3. Nida Özdemir

















Muğla Valisi Orhan Tavlı’dan HBVAKV Datça Cemevi’ne Ziyaret

 Muğla Valisi sayın Orhan Tavlı 29.01.2022 cumartesi günü Datça Kaymakamı sayın Mesut Çoban’la birlikte HBVAKV Datça Cemevini ziyaret etti. 

Ziyaretinde Cemevi yöneticileri ve üyeleriyle bir araya gelen Muğla Valisi Orhan Tavlı şube yöneticileri ve üyelerinden sorunlarını, ihtiyaçlarını, taleplerini dinledi. Özellikle cemevi arsasısının tahsisi ve bağımsız cemevi yapılmasıyla ilgili süreci yakından takip ettiğini söyleyen Vali Orhan Tavlı,  halk devlet birlikte Datça’ya cemevi yapacaklarını söyledi.

HBVAKV Datça Şubesi Cemevi yönetici ve üyeleri de Vali Orhan Tavlı’ya bu ziyaretinden, ilgi alakasından dolayı teşekkür ettiler. 
















Datça Kaymakamı Mesut Çoban’dan HBVAKV Datça Cemevi’ne Ziyaret

 Datça Kaymakamı Mesut Çoban 28.01.2022 tarihinde HBVAKV Datça Cemevini ziyaret etti. Ziyaretinde Cemevi yöneticileri ve üyeleriyle bir araya gelen Mesut Çoban’a Şube Başkanı Murat Yıldırım kurumun ihtiyaçlarından ve taleplerinden bahsetti. Keyifli bir sohbet ortamında geçen ziyarette Datça Kaymakamı Mesut Çoban kurum yetkililerin Cemevi Arsası ile ilgili süreçle de yakından ilgilendi.

Ziyaretlerinden dolayı HBVAKV Datça Şubesi Cemevi yönetici ve üyeleri bu ziyareti ve ilgi alakasından dolayı Datça Kaymakamı Mesut Çoban’a teşekkür ettiler.














27 Ocak 2022 Perşembe

DATÇA ŞUBESİ CEMEVİ 'NDEN HIZIR ORUCU DUYURUSU

 HACI BEKTAŞI VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI DATÇA ŞUBESİ CEMEVİ 

                                                                  HIZIR ORUCU DUYURUSU

Bu yıl 8-9-10 Şubat tarihlerinde tutulacak olan Hızır orucumuz için Pandemi nedeniyle cemevimizde oruç açım lokmaları veremeyeceğimizi duyurur, 11.02.2022

Cuma günü saat 13.00’de Sosyal Mesafe ve Maske tedbirleri doğrultusunda Hızır lokmalarımızı Cemevimizde paylaşmaya tüm canları bekleriz.

HACI BEKTAŞI VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI DATÇA ŞUBESİ CEMEVİ BAŞKANI

MURAT YILDIRIM







Datça'da Uğur Mumcu, Ölümünün 29'uncu yılında unutulmadı...

 DATÇA CEMEVİ UĞUR MUMCU’YU ANDI 

24 Ocak 2022 Pazartesi günü Hacı Bek­ta­şı Veli Ana­do­lu Kül­tür Vakfı Datça Şubesi Başkanı Murat Yıldırım Uğur Mumcu'nun 28.Ölüm yıldönümü nedeniyle Cemevinde basın açıklamasında bulundu




HACI BEKTAŞI VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI

DATÇA ŞUBESİ CEMEVİ BASIN AÇIKLAMASI

 

Kıymetli yurttaşlar, değerli canlar,

Bugün 24 Ocak; Teröre karşı, karanlığa karşı, demokrasi için, aydınlık için kalemiyle fikirleriyle mücadele eden Uğur Mumcu’nun katledilişinin 29. Yıl dönümü. Atatürk ilkelerini ve Türkiye’nin bağımsızlığını tutkuyla savunan Uğur Mumcu hepimizin bildiği gibi bir yurtseverdi.

22 Ağustos 1942’de Kırşehir’de doğan Uğur Mumcu’nun çocukluğu Ankara’da geçti. 1962’de Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan “Türk Sosyalizmi” başlıklı makalesiyle Yunus Nadi Ödülünü aldı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki öğrencilik yıllarında öğrenci derneğinin başkanlığını üstlendi. Mezun olmasının ardından bir süre avukatlık yaptı. 1965’te Yön Dergisi’ndeki yazılarında Atatürk ilkeleri ile tam bağımsız bir Türkiye’yi savundu. 1968 yılında dil öğrenimi için İngiltere’ye gitti.

12 Mart’ın kısmi darbe günlerinde gözaltına alınan Mumcu, “Orduya hakaret” ettiği iddiasıyla tutuklandı ve bir yıla yakın Mamak askeri cezaevinde hapis yattı. Mahkûmiyet kararı Yargıtay tarafından bozulunca serbest kalmasının ardından 10 Ekim 1972’de askere alındı. Tuzla Piyade Okulu’ndaki eğitimin ardından “kötü hal ve düşünce sahibi” olduğu iddiasıyla er çıkarıldı. Askerliğini piyade eri olarak Ağrı Patnos’ta tamamladı. O artık “sakıncalı piyade” idi.

Uğur Mumcu Terör örgütü PKK ile Kürt sorununu birbirinden ayırıyordu. Yarım kalan son çalışması Kürt Dosyası’nı, bu bakış açısı üzerine kurmuştu. Irkçılığa, dinciliğe, mezhepçiliğe karşı çıkar, Aydınlanma Devrimi'ni savunurdu.

Uğur Mumcu devlet içindeki İslami Hareket, Gülen örgütlenmesi ve Hizbullah'ın varlığından söz eden ilk gazeteciydi. Ve ne yazık ki; 24 Ocak 1993 Pazar günü daha sonra İBDA-C ve Hizbullah tarafından üstlenilen suikastla, Çankaya-Gaziosmanpaşa’da evinin önünde arabasına konulan bomba ile öldürüldü.

Ancak üstünden 29 yıl geçmesine rağmen Mumcu kadar Türkiye’yi de hedef alan bu korkunç cinayetin üzerindeki sis perdesi hâlâ kalkmamıştır.

Mevcut iktidarca oluşturulan korku ortamında Uğur Mumcu gibi cesur kalemlere daha çok ihtiyaç vardır.

Kanlı 1 Mayıs'ları, Kahramanmaraş'ı, Çorum'u, İzmir İnciraltı katliamını, Sivas Madımak'ı, Gazi Mahallesi'ni unutmamalı… Doğan ÖzÜmit Kaftancıoğlu, Hamit Fendoğlu, İlhan Darendelioğlu, İlhan Erdost, Çetin Emeç, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Vedat AydınMehmet SincarGaffar OkkanHrant DinkNecip Hablemitoğlu cinayetlerini işleyen tetikçilerin kimler tarafından korunup kollandığını iyi anlamak gerekmektedir.

Bu ülkenin geleceği onurlu, namuslu, cesur kalemler karanlık kesimlerce hep hedef alındı. Çok insanımız öldürüldü. Yaşamları karartıldı. Aileleri acılar çekti. Çocuklar babasız kaldı. Çok canlar yandı. Ancak, doğru bildikleri yolda, aydınlık ve ışık peşinde koşarken katledilenlerin fikirleri asla öldürülemedi, yok edilemedi. Daha da büyüdü. Onların demokrasi mücadelesi, cesareti ve dürüstlüğü genç kuşaklara örnek oldu.

Bunca katliamın, cinayetin, devlet içinde yuvalanmış karanlık güçlerce dün olduğu gibi bugün de üstlerinin örtülmesi düşündürücüdür.

Aydınlarımızın ve gençlerimizin kanından beslenenleri gün ışığına çıkarmak Tarih’in değil, devletin görevidir. Devleti yönetenler önlerinde yükselen bu utanç duvarını aşmak zorundadırlar.

Değerli Canlar,

Yıllar evvelinden bugünü anlatan yazılarıyla kalemi güncelliğini koruyan; aydın, demokrat, cumhuriyetçi, laik ve Atatürkçü kimliği ile saygın bir kişilik, cesur bir gazeteciyi Uğur Mumcu'yu ve tüm demokrasi şehitlerimizi bir kez daha saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz...

 

HACI BEKTAŞI VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI DATÇA ŞUBESİ CEMEVİ BAŞKANI

MURAT YILDIRIM