10 Mayıs 2018 Perşembe

DATÇA'DA ÜÇ FİDAN,TERZİ FİKRİ, SEYİT RIZA ANMA PROGRAMI YAPILDI.

Datça'da 6 Mayıs Pazar Günü Saat:12.00’de Hıdrellez Etkinliği
Saat 18 00’de  “Üç Fidan-Terzi Fikri-Seyit Rıza Anma Programı Düzenlendi



Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi tarafından gerçekleştirilen  “Terzi Fikri – Dersim Katliamı – Üç Fidan” Anma Programı 06.05.2018 Pazartesi günü Datça Cemevi’nde yapıldı. 

Sunuculuğunu Şube Sekreteri Servet Taşbaş’ın yaptığı program, saygı duruşuyla başladı. Datça Şubesi Cemevi Başkanı Murat Yıldırım’ın açılış konuşmasının ardından, emekli öğretmen Hasan Bingöl Denizler, Terzi Fikri ve Seyit Rızaüzerine uzun ve örneklerle dolu bir konuşma yaptı.
 Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi kurucu üyesi Ali Ekber Taşdelen Dersim olaylarını anlattı. KurumDedesi Nihat Yoleri’nin gülbentiyle devam eden program, emekli öğretmen Hüseyin Sarıbaş ve emekli öğretmen Gencer Dinçer’in paylaşımları ve Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi üyesi Fatma Tokgöz’ün değerlendirmesinin ardından yine emekli öğretmenlerimizden Fikret hoca da Bozkurt Nuhoğlu’nun  Denizlerle ilgili anekdotlarını paylaştı.

Dede Erzade Eroğlu Katliamlar, Kerbela olaylarından bahsederken, Servet Taşbaş, Yusuf Taşdelen ve Dursun Alabıyık da sazları ve deyişleriyle gecede yer aldılar. Getirilen lokmaların paylaşılmasıyla program sona erdi. 



HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI DATÇA ŞUBESİ CEMEVİ
“Terzi Fikri – Dersim Katliamı – Üç Fidan” Anması Basın Açıklaması

Fikri Sönmez, herkesin bildiği adıyla “Terzi Fikri”..

Sadece 47 yıl solumuş bu dünyanın havasını. Hepi topu da 8-9 ay belediye başkanlığı yapmış. Ama öyle bir kazımış ki adını Karadeniz’e ve ülke topraklarına, sosyalizmin ete kemiğe bürünmüş hali olmuş başkanlığını yaptığı ilçe.

Kısacık başkanlığı süresince öyle işlere imza atmış ki, halk sosyalizme sempati besler hale gelecek diye muktedirlerin ödü kopmuş. Sonuçta da, kendinden önce halkını düşünen, yokluğa, yoksulluğa, kaçakçılığa, sömürüye ve şiddete savaş açan herkes gibi göze batmış ve bileti kesilmiş. Hem de ona muhalif insanların “Fatsa’da sorun yok, herkes huzurlu” çağrılarına rağmen. Dönemin şakşakçı, iktidar ve muktedir sevici odakları tarafından -kim olduklarını hepiniz biliyorsunuz- hedef gösterilmiş, hapse atılmış, darbe koşulları altında cezaevinde tutulan ve işkence gören ‘Terzi Fikri’, 4 Mayıs 1985 günü, yalnızca 47 yaşındayken kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmiştir.

Dersim… 4 Mayıs 1937

25 Aralık 1935’te başlayan ve 4 Mayıs 1937 tarihinde resmileşen operasyonlarda öldürülenlerin, sürgüne gönderilenlerin acısı hala hafızalarda tazeliğini koruyor.
Dersimin meselesi Türklük, Kürtlük, Ermenilik değildir.
Dersimin davası 73 millete bir bakmaktır… İnsanlık yolundan gitmektir.
Dersimin davası Kerbelanın davasıdır.
Bunun en canlı örneği Seyit Rıza’nın ipi kendi boynuna takması ve Dersimlilerin kan davası gütmemesidir.

“Bir kere zalim olacağıma, Bin kere mazlum olurum.”  diyen Hz Ali’nin yolundan giden aleviler, Dersimlir Katliamı yapan zihniyetin Yavuz Sultan Selim – İdrisi Bitlisi anlayışı olduğunu çok iyi bilmektedirler.
DENİZ GEZMİŞ, YUSUF ASLAN, HÜSEYİN İNAN - 6 MAYIS 1972

Ve kendini bu ülkeye adayan üç fidan.. ölüme korkusuzca yürüyen üç cesur yürek…
Mücadelelerinden dolayı kimseye zarar vermemiş Deniz, Yusuf ve Hüseyin’i anıyoruz. Onlar Türkiye’nin tam bağımsızlığı için mücadele eden üç fidandı. Bu gençler bağımsızlığın ve barışın sembolüdür, kimseye ateş açmadılar, kimseyi öldürmediler onlar sadece Türkiye’nin tam bağımsızlık mücadelesini nasıl yürütürüz diye düşünüyorlardı

“Ve ben 24 yasındayken kendimi Türkiye’nin bağımsızIığına armağan etmekten onur duyuyorum.”diyen Deniz Gezmiş ve arkadaşları Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan,

6 Mayıs1972'de, bugün müze olan Ankara Ulucanlar Cezaevi'nde sabaha karşı asılarak idam edildiler. İdam edildiklerinde Gezmiş ve Aslan 25, İnan ise 23 yaşındaydılar.
Tam bağımsız, gerçekten demokratik Türkiye özlemcisi, ilkeli, kararlı, yiğit devrimcileri selamlıyor, hepsini sevgiyle, saygıyla anıyoruz.

                                  HBVAKV Datça Şubesi Cemevi
                                             Yönetim Kurulu


FOTO GALERİ:








DATÇA'DA HIDIRELLEZ,BAYRAMI ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ.


Datça'da 6 Mayıs Pazar Günü Saat:12.00’de Hıdrellez Etkinliği
Saat 18 00’de  “Üç Fidan-Terzi Fikri-Seyit Rıza Anma Programı Düzenlendi



6 Mayıs geldiğinde  artık kışın soğuk günleri geride kalmıştır, doğa canlanmış,  havalar ısınmıştır. İnsanlar sevinçlerini doğada, deniz kenarlarında piknik yaparak, eğlenerek gösterirler, buralarda Hıdrellez Bayramı diye söz edilir.

Bu kapsamda Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi tarafından 06.05.2018 Pazar günü saat 12.00 de   Hızırşaha Külyesınde Hıdrellez Etkinliği düzenlendi.

06.05.2018 Pazar günü saat 12.00 de Hızırşaha Külyesınde HacIbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesı Cemevi yönetci, üyeler ve Datça’lı canlarla birlikte Hıdırellez Bayramını, Kurum Dedesi Nihat Yoleri’nin gülbent ve lokma duasında sonra Başkan Murat Yıldırım Hzırşah Türbesi ile ilgili bilgi verdi.


 “Neden burada olduklarını Alevi İnancında Mezar Taşı’nın 12 dilim olduğunu bu sembollerin yalnız alevi inancında olduklarını, geçmişte bu mekan Alevilerin inanç mekanı olduğunu 1826 yılından sonra değiştirilmiş olduğunu örneğin burada türbe varsa işte 5 kilometre uzaklıkta Dilek Tepesivar buda Alevilerin sembol ve simgelerin Abdal Musa’da türbeden 20 kilometre uzaklıkta Uçan Su olduğunu bizim için merkezlerimizin muhakkak türbe ile birlikte ziyaret edilecek bir mekan yakında olur buda yalnız alevi inancında olur” dedi.

 Daha sonra lokmalar paylaştı bir daha ki Hıdrellezde buluşmak üzere sona erdi.

FOTO GALERİ:










4 Mayıs 2018 Cuma

DATÇA'DA 1 MAYIS COŞKU İLE KUTLANDI.




Datça’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü kapsamında gerçekleştirilen kutlama etkinliği 1 Mayıs 2018 Salı günü saat 13.00’de Şenkayalar önünde toplanan vatandaşların yoğun katılımı ile gerçekleştirildi..

Datça'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü coşkuyla kutlandı. Şenkaya Kavşağından Cumhuriyet Meydanı'na kadar sloganlar atarak yürüyen yaklaşık 300 kişi, meydanda canlı müzik eşliğinde türküler söyleyip, halay çekerek 1 Mayıs'ı kutladı.

Eğitim-Sen ilçe temsilciliği tarafından düzenlenen 1 Mayıs kutlamasına, CHP,  HDP, Birleşik Haziran Hareketi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı da pankart ve flamalarıyla katılarak destek verdi.

Şenkaya Kavşağı'nda toplanan yaklaşık 300 kişi, saat 13.00'te Cumhuriyet Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. Atatürk Caddesi üzerinden yapılan yürüyüş boyunca coşkulu kalabalık, 'Yaşasın 1 Mayıs', 'Faşizme karşı omuz omuza', 'Yaşasın hakların kardeşliği' diye sloganlar attı.

Yürüyerek kutlamanın yapılacağı Cumhuriyet Meydanı'na gelen grup, devrim şehitleri için saygı duruşunda bulundu, ardından katılımcılar adına basın bildirisi okundu. Basın bildirisinin ardından gruptakiler, canlı müzik eşliğinde türküler söyleyip, halay çekerek 1 Mayıs'ı kutladı.

Akşam da  Behice Boran: Son Nefesine Kadar adlı belgesel saat 20:00’da Metamorfoz Sanat Evi’nde katılımcılara sunuldu.

FOTO GALERİ:


















26 Nisan 2018 Perşembe

DERİNLİKLERİN OZANI AŞIK DAİMİ ANMA PROGRAMI YAPILDI


HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI DATÇA ŞUBESİ CEMEVİ, AŞIK DAİMİ’Yİ ANDI.



21 Nisan 2018 Cumartesi günü Saat 20.00’de Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi, Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde Âşık Daimi’y’i Anma Etkinliği düzenledi.

21 Nisan Cumartesi günü saat 12.00’de Aşık Daimi Sokağı açılışıyla başlayan Anma Programı. Saat 20.00’de ise konuşmalar ve Sanatçı Erdoğan Doğan’ın türküleriyle devam etti.
Anma Etkinliğine, asıl adı İsmail Aydın olan merhum Aşık Daimi'nin kızları Yadigar Aydın Orhan ve Uğurcan Aydın, CHP'li Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar, Belediye Başkan Yardımcısı İnci Bilgin, meclis üyeleri Gökhan Sağır, Can CanbeyiHacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Kamil Aykanat ile Datça Şube Başkanı Murat Yıldırdım ve vakıf üyeleri katıldı.



HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI 
DATÇA ŞUBESİ CEM EVİ BAŞKANI MURAT YILDIRIM’IN KONUŞMASI

AŞIK DAİMİ
1932-1983. İstanbul’da doğdu. Asıl adı İsmail Aydın’dır. İlkokulu Tercan’da okudu. Âşık Daimi, ailesiyle birlikte 1938 yılında İstanbul’dan ayrılarak Tercan’a yerleşti. Aslen 1. Dünya Savaşı (1914-18) döneminde Kangal'dan göçen bir aileden gelen Daimi'nin dedelerinin saz şairi olmasının da etkisiyle küçük yaşta bağlama çalmasını ve âşıklık geleneğini öğrendi. Kısa sürede kendini yetiştirdi. Özellikle bu yıllar yörede duyulduğu ve sevildiği dönemdir. Aynı zamanda kendisinin de âşıklık geleneğini yörede pekiştirmesine fırsat oldu.

   Önceleri usta malı deyişler/türküler söyleyen Âşık Daimi daha sonra kendi deyişlerine ağırlık verdi. TRT tarafından açılan sınavı kazanarak kaşeli sanatçı oldu.1962’den sonra yeniden İstanbul’a döndü. Âşık Daimi, özellikle yaşamının son 20 yılında birçok genç aşığı etkiledi. Uzun yıllar birçok sanatçı ve aşığa bağlama dersleri verdi. Aynı zamanda Davut Sulari (1925-1985) gibi birçok âşıkla aynı meclislerde bulundu ve değişik yerlerde birlikte konserlere katıldı.

Şiirlerinde her türden ayrımcılığı eleştiren, insan öğesini öne çıkaran konuları işleyen Âşık Daimi Türkiye ve Avrupa’nın çeşitli kentlerinde konserler verdi, birçok kaset doldurdu. Âşık Daimi, köyde yaşadığı dönemde genellikle Alevi yapıtlar üretmiştir. Kentte yaşamaya başladıktan sonra toplumsal olaylardan etkilenip, deyişlerin yanı sıra toplumsal içerikli yapıtlar da yazmaya başlar. Artık duyarlı dizeleriyle halkın duyan kulağı, gören gözü, konuşan dili olur. Şiirlerinde halkı dolandıran kişilerden Doğu illerinin geri kalmışlığına, Meclisteki milletvekili kavgalarından, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın dertlerine, sorunlarına değinmiş gençlerimize ve insanlarımıza öğüt veren bir halk ozanı olarak birçok konuyu işlemiştir.

 Daimi, sanatçı arkadaşlarıyla yurt içinde ve yurt dışında turnelere çıkmış, çok sayıda konserler vermiştir. Yurt dışında yaşayan gurbetçilerimizin bulunduğu ülkeleri dolaşarak sazıyla sözüyle onların vatan özlemlerini gidermeye çalışmıştır.

Âşık Daimi, bir Perşembe akşamı akrabalarının evinde saz çalarken, ecele yakalanmış eşi ve akrabaları tarafından Cerrah paşa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne götürülmüş, üç gün yoğun bakımda kaldıktan sonra, Pazar'ı Pazartesi'ye bağlayan (17.04.1983) gece Hakk'a yürümüştür.

Daimi'nin kabri, İstanbul'da Karaca Ahmet Türbesi'nin yanındadır. Âşık Daimi, 51 yıllık yaşamı boyunca bine yakın eser yazmış, 12 Eylül 1980 askeri darbesinde gördüğü baskı sonucu yapıtlarının bir bölümünü eşinin ağlayıp yalvarmalarına aldırmadan yakmıştır.

Daimi, yapıtlarını radyo programları yanı sıra plak, kaset ve konserlerde halka duyurmuştur. Kendi yapıtlarının yanı sıra, kendinden önce yaşamış ozanların yapıtlarını da besteleyerek halka sunmuştur. Daimi, gönülden bağlı olduğu halkı tarafından da çok sevilmiş, kendisine 'Yirminci Yüzyılın Pir Sultanı', 'Daimi Baba' gibi adlar yakıştırılmıştır.

Asık Daimi, 1951 yılında evlendiği ve ölünceye dek aynı yastığa baş koyduğu Gülsüm Aydın'dan yedi evlat sahibi olmuştur. Şu anda üç evladı ve altı torunu hayattadır. Âşık Daimi İstanbul’da öldü ve orada toprağa verildi. Yadigâr Aydın Orhan tarafından hazırlanan Daimi’nin tüm şiirleri ve türkülerinin toplandığı »Âşık Daimi, Hayatı ve Eserleri« (1999) ve Süleyman Zaman tarafından hazırlanan »Derinliklerin Ozanı Âşık Daimi« (2008) adlı kitaplar yayınlandı.


Yönetim Kurulu Adına Murat YILDIRIM










FOTO GALERİ: